
Sürekli Endişe ve Çarpıntı: Kaygı Bozukluğu Nedir?
Kaygı, tehlike karşısında ortaya çıkan normal ve koruyucu bir tepkidir.
Kaygı, tehlike karşısında ortaya çıkan normal ve koruyucu bir tepkidir. Ortada belirgin bir neden yokken sürekli var olduğunda, gün içindeki işleri aksattığında ise değerlendirilmesi gereken bir duruma dönüşür.
Bedende hissedilen belirtiler
Kaygı çoğu zaman önce bedenle kendini gösterir: çarpıntı, göğüste sıkışma, nefes yetmiyormuş hissi, mide bulantısı, ellerde titreme ve terleme, boğazda düğümlenme, kaslarda gerginlik, baş ağrısı. Bu nedenle pek çok kişi ilk olarak dahiliye ya da kardiyoloji polikliniğine başvurur.
Bu şikâyetler kalp ritim bozukluğu, tiroit bezinin fazla çalışması, kansızlık ve kan şekeri düşüklüğü ile de olabilir. Bu yüzden ilk aşamada bedensel nedenlerin dışlanması yerinde olur.
Panik atak
Aniden başlayan, dakikalar içinde en yüksek noktasına ulaşan yoğun korku nöbetidir. Kalbin duracağı, kontrolün kaybedileceği ya da bayılınacağı düşüncesi eşlik eder. Genellikle yirmi--otuz dakikada geçer. Tehlikeli değildir, ama yaşandığı anda çok zorlayıcıdır ve tekrarlama korkusu yaşamı daraltabilir.
Yardımcı olan yaklaşımlar
Nefesi yavaşlatmak, özellikle nefes verme süresini uzatmak atak sırasında bedeni sakinleştirir. Düzenli hareket, uyku düzeni ve kafein tüketiminin azaltılması temel şikâyeti hafifletir. Alkol ve sigara kısa vadede rahatlatıyor gibi görünse de kaygıyı uzun vadede artırır.
Kaygı bozuklukları tedavi edilebilir durumlardır; konuşma terapileri ve gerektiğinde ilaç tedavisi hekim değerlendirmesiyle planlanır.
Ne zaman hekime başvurmalı?
Endişe günün çoğunu kaplıyorsa, altı aydan uzun sürüyorsa, iş, okul veya ilişkileri etkiliyorsa, kaçınma davranışları başladıysa başvurulmalıdır. Yaşamdan kopma, umutsuzluk ya da kendine zarar verme düşünceleri varsa vakit kaybetmeden yardım alınmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Şikâyetiniz varsa ilgili bölüm hekimine başvurunuz.
İlgili branş: Psikiyatri